“Adım Sam Tyler. Bir kaza geçirdim ve 1973'te uyandım. Buraya nasıl ve neden geldiğimi bilmiyorum. Her ne olduysa, farklı bir gezegene
düşmüş gibiyim. Belki nedenini bulabilirsem, eve dönebilirim.” - Sam Tyler
Sam Tyler’ın her sabah bu cümleleri kurarak uyanmasına alıştık. İşte size Life On Mars’tan en ilginç alıntılar ve dikkatimizi çeken ayrıntılar:
Annie: -Kırık kemik yok, yara yok. Kusacak gibi mi hissediyorsunuz?
Sam: - Doğruyu söylemek gerekirse biraz midem bulanıyor. 2008'den buraya gelmiş olsanız siz de öyle hissederdiniz.
---
Sam Tyler:
- Burada gördüğün her şey, vinil albümler, tedavülden kalkacak. Yerine CD'ler ve mp3'ler geçecek. Şu kadarcık şeylerden dinlenecek. Müzik kalitesi ise daha kötü olacak. (Plak dükkanında gezerken)
(1. Bölüm : Out Here In The Fields)
Sam Tyler : Gördün mü? Reeves cinayeti nefretten kaynaklanıyor olabilir.
Gene Hunt : Yani? "Seni çok çok seviyorum" cinayeti olacak değildi herhâlde.
(3. Bölüm : My Maharishi Is Bigger Than Your Maharishi”)
Rose: Daha önce teşekkür etmediğim için üzgünüm. İsminizi bile bilmiyorum.
Sam: İsmim... Skywalker. Luke Skywalker.
Rose: Değişik bir isim.
Sam: Evet, ailem... Navaho'lardan geliyor.
Rose: Sammy... sizi göremediğine üzülecek, Dedektif Skywalker. Büyüdüğünde polis olmak istiyor.
Sam: Olacak da.
(4. Bölüm “Have You Seen Your Mother, Baby, Standing In The Shadows?” )
Bunları Biliyor musunuz?
Annie, Sam’in “Doktor musunuz?” sorusuna, “Doktor Kildare kadar nitelikli olduğumu söyleyebiliriz.” diye cevap verdiğinde 1961 yapımı "Dr. Kildare" filmindeki karakteri kast ettiğini,
Sam’in dairesinde televizyonda seyrettiği ilk programın o yıl televizyonda gösterilen "Cannon" dizisi olduğunu,
Beşinci bölümün adı olan “Things to Do in New York When You Think You're Dead” başlığının aslında 1995 yılında çekilmiş olan “Things to Do in Denver When You're Dead” filmine bir gönderme olduğunu,
1994’te Nirvana’nın yeniden yorumladığı The Man Who Sold the World parçasının 1970’te çıkan David Bowie albümü olduğunu,
Günümüzde klasikleşmiş olan The Godfather (1972), Sleeper (1973), The Way We Were (1973) gibi önemli filmlerin vizyon yeni giren ve Ray’i heyecanlandıran filmler olduğunu,
İyi, Kötü Çirkin (Il buono, il brutto, il cattivo -1966) posterinin polis merkezinde asılı durduğunu,
12. Bölüm’de ( The Simple Secret of the Note in Us All ) Gene Hunt’ın kendisinden bahseden "Rogue Lieutenant” başlıklı yazıya baktığında aslında bu başlığın kendisinin baş rol oynadığını 1992 yapımı “Bad Lieutenant” adlı filme gönderme olduğunu biliyor muydunuz?
Life on Mars dizisinin müziklerinin listesine editör sayfamızdan ulaşabilirsiniz.






